Işıkören Akademi kurucu ortakları Hilmi Işıkören & Belgin Benek, 2025 yılı sona ererken Kasım ayı için açıklanan konut satış verilerini değerlendirdi.
Kasım ayı konut satışlarındaki aylık düşüş, yüzeyden bakıldığında bir yavaşlama gibi görünüyor. Peki bu veriler bir krizi mi anlatıyor, yoksa aylık manşetlerin arkasında kalan büyük resim bambaşka bir şey mi fısıldıyor? Bu yazı, rakamları değil; rakamların ne anlattığını okumak isteyenler için.
Kasım ayı konut satışları açıklandı. Ve yine aynı sahne…
Ofislerde, WhatsApp gruplarında, kahve molalarında aynı cümle dolaşıyor:
“Gördün mü? Kasım’da satışlar geçen yıla göre %7,8 düştü. Faizler yüksek, piyasa yine kilitlendi.”
TÜİK’in açıkladığı 141.100 adetlik satış rakamı ve düşüş yüzdesi manşetleri ele geçirdi. Ekim’deki görece hareketliliğin ardından gelen bu sakinlik, hızla “kriz” etiketi yedi.
Ama dur. Bir adım geri çekilip yukarıdan bakalım.
Çünkü bu yazı Kasım’ı değil, Kasım’ın nerede durduğunu anlatıyor.
Bu yazı Kasım verilerini üç boyutta okuyor: Zaman, Davranış ve Tarihsel Bağlam.
Herkes Ne Diyor?
Norm şu:
- Aylık düşüş var
- Faiz yüksek
- Yabancı zayıf
- Satışlar yavaşladı
- “Piyasa durdu”
Sorun bu cümlelerin söylenmesi değil. Sorun, sadece bunların söylenmesi.
Aylık veriye bakıp yıl hakkında hüküm vermek; hava durumuna bakıp iklim yorumu yapmaya benzer.
Gerçek Ne?
Kasım ayını tek başına okumayı bırakalım. Yılın geneline bakalım.
Ocak–Kasım 2025 döneminde toplam 1.434.133 konut satıldı. Geçen yılın aynı dönemine göre artış: %13,3
Bu ne demek?
- Siz “piyasa durdu” derken, Türkiye 1,5 milyon satışa koşan bir yılı yaşıyor.
- Evet, Kasım’da aylık bazda düşüş var. Ama bu düşüş, yükselen bir trendin içindeki nefeslenme.
- İpotekli satışlar Kasım’da aylık bazda %1,4 gerilese de, 11 aylık dönemde %53,5 artmış durumda.
- Bu, krediye erişimin açıldığını değil; kredi talebinin bastırılmış ama hâlâ canlı olduğunu gösteriyor.
Kritik Not: 2024 yılı düşük bazlıydı. Bu nedenle yıllık artışlar olduğundan parlak görünebilir. Ama baz etkisini ayıkladığınızda bile tablo net: Piyasa ölmedi. Piyasa seçici hâle geldi.
Bu Sessizlik Ne?
Geçen ay Ekim yazısında şunu söylemiştim:“Piyasa hızlanmıyor, yön değiştiriyor.”
Ardından ruhsat verileriyle arz tarafında bir yığılma sinyali geldi. Şimdi Kasım verisi, tam bu iki dalga arasındaki sessizliği gösteriyor.
Bu sessizlik bir duruş değil. Bu sessizlik bir bekleme.
Kasım’da yabancıya satış yıllık bazda %9,7 düşmüş olabilir. Ama aynı anda ikinci el satışlar, 11 ayda %15,4 artışla 990.037 adede dayanmış durumda.
Bu ne demek?
Vatandaş konut almaktan vazgeçmedi. Sadece doğru anı, doğru fiyatı, doğru evi kolluyor.
Büyük Resim: Tarihsel Bağlamı Kaçırıyoruz
Şimdi kritik yere geldik.
Türkiye’de konut satışlarının tarihsel şampiyonları uzun süredir belli:
- 2011: ~1,97 milyon satış
- 2012: ~1,65 milyon satış
- 2009: ~1,59 milyon satış
Bugün elimizde ne var?
11 ayda: 1.434.133 satış.
Aralık ayı için üç senaryo düşünelim:
- 157 bin satış olursa: 1999’dan bu yana en yüksek 3. yıl
- 217 bin satış olursa: Türkiye tarihinin en yüksek 2. satış yılı
- Daha yukarısı: 2011 zirvesi ilk kez ciddi biçimde tehdit altında
Şimdi soralım:
Rekor liginde oynayan bir piyasaya “Kasım’da satışlar düştü” diye ağıt yakmak, hangi okuma hatasıdır?
Yorumlar
Kalan Karakter: