Türkiye adeta bir gayrimenkul cenneti demek doğru bir tabir. Dünya'da gayrimenkul parayı katlamak için kullanılır. Türkiye genelinde eskilerin dediği gibi başını sokabileceğin bir ev her zaman en güvenli liman olarak adeta miras gibi günümzde dahi işlevini kaybetmiş değil. Emlak yatırımı her dönem olduğu üzere, bu dönemde de kazandırıyor.
İran'a yapılan ABD ve İsrail saldırılarıyla savaş ortamı altın fiyatları için yukarı yönlü zemin oluşturmuş, savaşın belirsizliği, barış girişimleri derken altın gevşedi, geriledi. Tepeden altın yatırımı yapanlar ise zarar etti. En büyük zarar ise bir vatandaşın oturduğu evini satarak altına yatırım yapması oldu. O günlerde sosyal medya paylaşımı ile büyük risk alarak otruduğu evini sattığını, yükseliş devam ederse 4 ev parası kazanacağını iddia ederek paylaşımda bulunmuştu. O vatandaş kaybettiği evine mi, ödediği kiraya mı, zarara yanıyor...
EVİ SATIP ALTINA YATIRMAK DORU BİR KARAR MI?
Bu dönemde evi satıp altın almak oldukça riskli görünüyor. Geçtiğimiz aylarda İran-İsrail-ABD gerilimiyle altın fiyatları yükselmiş, “daha da artar” beklentisiyle evini satıp altına yönelen yatırımcılar oldu. Ancak aradan geçen sürede altın düşerken ev fiyatları artmaya devam etti. Örneğin Mart 2026’da evini satıp gramı 6.423 TL’den altın alan bir kişi, bugün itibarıyla yüzde 4 civarında zarar etti (1 kilo altında yaklaşık 260 bin TL). Üstelik kiraya çıkma, depozito, emlakçı komisyonu ve taşınma masraflarıyla birlikte toplam zarar 1 milyon TL’yi buldu. Savaş riski devam etse de altın şu an düşüş trendinde, dolar ve petrol yükseliyor. Uzun vadeli ev sahibi olmak, altının oynak yapısına kalmaktan daha güvenli görünüyor.
Uzman isimler ise piyasa oynaklığında özellikle yükseliş trendinde yatırım yapmak çok karlı olmayabilir. Mevcut ikametgahı olan evin satılarak altın yatırımı yapılmasını ise son derece riskli buluyor. Pek çok isim, yapılan yatırımın yanlış ve tehlikeli olduğunu vurguluyorlar.
Yorumlar
Kalan Karakter: