Bakanlık gayrimenkul danışmanlarının peşini bırakmıyor. Aynı zamanda galericilik yapanları da beraberinde fena darlamaya başlamış durumda.
Neredeyse her hafta farklı bir icat bulunmuş gibi, Ticaret Bakanlığı bir taraftan, Maliye Bakanlığı diğer taraftan olmak üzere gayrimenkul danışmanları ile galericileri darlamaya devam ediyor.
Dolandırıcılık bahanesiyle sosyal medya üzerinden mülk ve araç pazarlanmasına ayar çekilmeye çalışılıyor.
Gayrimenkul danışmanları yetkisiz ilan girişi yapamamakta. İlan sitelerine mülk sahibinden EİDS sistemi ile yetki alarak ilan girişi yapabiliyor. Ancak her mülk sahibi emlak danışmanlarıyla çalışmak istemiyor. Dolayısıyla ilan yetkisi vermiyor üzerine hizmet bedeli ödemem diyor ve ekliyor ama sen bana müşteri getir diyor. Pek çok uzman danışman bu yöntemi kabul etmiyor. Ama kabul edenler olabiliyor. İlan girilemeyen bir mülkü sadece sosyal medya üzerinden paylaşarak müşteri edinmeye çalışıyor. Bu şekilde bir satış yaparak para kazanmaya çalışıyor. Üstelik tek taraftan komisyon alarak, vergisini de ödeyerek.
Zaten portföy bulmakta zorlanan gayrimenkul danışmanı, gelen tüm yaptırımlarla yasal çalışmak zorunda. Aksi durumda devlet enselerinde boza pişiriyor. Yapıştırıyor cezaları. Yıl içerisinde bir iki satış yapmış olsa bile kesilen cezanın faturası tüm parasının devlete gitmesine neden oluyor. Bu korku nedeniyle kurallara uygun hareket ediyor.
Bu durumu kötüye kullanan sahtekarlar yok mu? Var tabii ki. Onlar hep varlar, bugün gayrimenkul, yarın otomobil, bir başka gün farklı bir sektör. Adı dolandırıcı. İşi bu. Kafası buna çalışıyor, ilan girerek vatandaşın cebinden parasını çalıp dolanıyor ortalıkta. Sayıları az veya çok önemli değil. Devletimiz bu kişilere ağır yaptırımlarla sahtekarlıklarının bedelini ödetmiyor, sertifikalı, vergisini ödeyen, regülasyona uygun iş yapan, yasalara uygun çalışan gayrimenkul danışmanları ve galericilerin iş yapmaması, kazanmaması, iş yapmayı bırakması adına her ne derseniz deyin uğraşıp duruyor. Şimdi sosyal medya paylaşımlarına göz dikerek yetkisiz ilan verilmemesi için yeni bir düzenlemeyi devreye almaya çalışıyor.
Sosyal medya üzerinde paylaşılan mülk videoları kimine göre etkili, kimine göre etkisiz. Burada asıl amaç aslında mülk satışı değil. Gayrimenkul danışmanının ben buyum, işimi böyle yapıyorum, beni takip edin demesinden öteye bir durum değildir. Bir nevi kendi reklamını yapmak, çalıştığını göstermek, takipçi kasmak gibi bir şey. 4 Milyon ile 100 milyon liraya kadar olan bir mülk sosyal medya paylaşımı ile satılması kolay bir iş değildir. Ancak her nedense bu tür villa, daire video paylaşımları iyi izleniyor ve bunu izleten gayrimenkul danışmanı artık bir fenomen edasıyla daha azimle işine sarılıyor. İyi bir reklam çalışmasıyla da satışa dönebiliyor. Aynı etkileşim ilan sitelerinde olmuyor. Daha doğrusu ilan sitelerinde müşteri çıksa da, yüksek bedelli ilan paketleri nedeniyle bütçenin sosyal medya paylaşımları ve reklamlarına kaymasına neden oluyor. Üstelik iyi bir itibar ve güven veriyor.
Şimdi bu durumun değişmesi ve ilan siteleri dışına çıkılmaması istenecek. Bir sonraki adım ise belki daha sonra firmalar web sitelerinde bile mülk gösteremeyecek. Bence yanlış atılan bir adım ve dönülmesi gerekiyor.
Hukuk sisteminde dolandırıcılık suçunun cezalarının arttırılması yeterli olacaktır. İşini hakkıyla yapanları darlamak, önlerini kesmek yeni dolandırıcılıkların önünü açar. Başka bir işe yaramaz.
Yorumlar
Kalan Karakter: